X 20
Bugun...



ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 95. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN!

13 Ekim Ankara’nın başkent oluşunun 95. Yıldönümü. Prof. Dr. Özer Ozankaya Anakara’nın başkent oluşunun öyküsünü sosyal medya sayfasında anlattı.

facebook-paylas
Güncelleme: 14-10-2018 12:52:42 Tarih: 14-10-2018 11:28

ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 95. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN!

Prof. Dr. Özer Ozankaya

Türk Devriminin ulus egemenliğini kurumlaştırıcı bir atılımı da, 13 Ekim 1923 günü İsmet İnönü'nün verdiği bir yasa önerisi üzerine, saltanat ve hilafetle, baskıcı yönetimle özdeşleşmiş olan, 19. Yüzyıldan beri sömürgecilerin kök salmış olduğu İstanbul'un başkent olmaktan çıkarılması, onun yerine Ankara'nın yönetim merkezi olarak kabul edilmesidir.

Ankara Mustafa Kemal'i ve TBMM'ni bağrına basmıştır.

Ulusal kurtuluşu engellemek isteyen iç isyanlarda, hep ulusal direnişin yanında yer almıştır.

Ankara hiç yabancı işgali yaşamamıştır.

Hititlere, Roma'ya dek giden tarih zenginliği de vardı.

Ankara'nın başkent olmasına karşı çıkanlar, bugün de devlet yönetimini İstanbul'dan yürütmek isteyenlerin özendiklerini gördüğümüz saltanatçı anlayışta olanlardı. Gerçekte ulusal egemenlik ilkesine karşıtlıklarını sergilemekteydiler.

Ankara'nın başkent yapılmasıyla, geçmişin baskıcı kültür kalıplarıyla bağlar koparıldığı gibi, Anadolu -tüm tarihinde Hititler ve Selçuklulardan sonra üçüncü kez olmak üzere- Cumhuriyetle birlikte siyasal, yönetsel ve toplumsal-ekonomik merkezini kendi bağrında kurma olanağına kavuşuyordu. Bu, gerçek gelişme ve gönencin ülke yüzeyine yayılması zorunluluğunun bir gereği idi.

Atatürk Cumhuriyeti, Ankara'yı, kent bilim ve sanatının en son verilerine göre düzenlemek üzere, uluslararası ölçekte açtığı yarışmada birinciliği kazanan planla (Jansen Planı), yalnız Türkiye için değil, tüm uygar insanlık için örnek olacak bir başkent yapmayı amaçlamıştı. Atatürk döneminde titizlikle uygulanan bu amaca, 1946'dan sonra gericilik ihanet etti.

1946'da kurulan İsrail ise, başkenti Tel'aviv'i Jansen ilkelerine göre kurdu!

CHP de içinde olmak üzere siyasal partilerin yönetici kesimleri, bu gericiliği önlemek yerine, partizan yaklaşımlarıyla, daha da kolaylaştırdılar.

Hele AKP yönetimi, kendi ağızlarıyla itiraf ettikleri üzere, İstanbul'u olduğu gibi Ankara'yı da yaşanmaz bir beton yığınına dönüştürmekle, Türk Çağdaşlaşma Devriminin kentleşme alanındaki dünyaya örnek atılımlarını da baltalamak yolunda elinden gelen her şeyi yapageldi.

Cumhuriyet, başkenti için amaçladıklarını;

"Ankara, Ankara, güzel Ankara

Seni görmek ister, her bahtı kara,

Senden yardım ister her düşen dara

Yetersin herkese, güzel Ankara!"

Türküsünde seslendirmişti!

 

2000'lere gelirken Ankara Belediye Başkanlığına aday olan CHP'li, bir parti-içi eğitim çalışmasındaki sunumunda laiklikten ödün vermeği, tarikatlarla uzlaşmayı önerebilmekteydi!

AKP yönetiminde ise Ankara belediyesine başkanlık yapanlar, birbirlerini "Konuşursam insan içine çıkamazsın!" diye korkutan insanlar oldular!

Atatürk ise, örnek çevreci anlayışıyla uyarmıştı: "Üzerinde yaşadığı toprağı çağın bilim, teknik ve sanatının gereklerine göre bayındır kılma yeteneğinde olduğunu kanıtlayamayan uluslar, o topraklarda bağımsız yaşama haklarını koruyamazlar. Çünkü uluslar, üzerinde yaşadıkları toprakların birinci derecede sahibi olmakla birlikte, aynı zamanda bütün insanlığın vekili olarak orada bulunduklarını, orayı tüm insanlığın yararlanabileceği biçimde bayındır kılmakla yükümlü olduklarını unutmamalıdırlar!"

13 Ekim'de, çağdaş, güzel, bayındır Ankara'nın kurucusu o yüksek ülkü yolcusu, o Türklük âşığı Atatürk'ü en derin saygı, sevgi ve gönül borcu duygularıyla anıyoruz.

Türk ulusunun, başkentine, kentlerine, tarımına, dağına, bayırına "ihanet" eden bayağı politikacılardan devlet ve kent yönetimlerini arındırma uz-görürlüğünü sergileyebildiği günlere ulaşma özlemiyle, 13 Ekim Ankara'nın başkent oluşunun 95. yıldönümü kutlu olsun!




Editör: Ender Erdemil




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM-KÜLTÜR Haberleri

YUKARI YUKARI