X 20
Bugun...



Hayret! Hayret-i uzmâ!

Oysa kitabı okudukça deli kızın çeyiz bohçasına dönmüş bir içerikle karşılaşıyorsunuz. Kitapta ilerledikçe yanlışlar, abartılar, eksikler, saptırmalar, haksızlıklar, yersizlikler, küçültücü anlatımlar, fotoğraflar belirmeye başlıyor. Bir de dayanaksız iddialar, yakıştırmalar var ki bunlara “bilgi” demek bilgiyi aşağılamak olur.

facebook-paylas
Tarih: 30-10-2018 05:44

Hayret! Hayret-i uzmâ!

Hayret! Hayret-i uzmâ!

Dicle Eroğul

Yılmaz Özdil'in büyük bir reklam kampanyasıyla piyasaya sunulan “Mustafa Kemal” adlı kitabını okuyup bitirdiğimde, kulağımda Atatürk'ün şu sözleri çınlıyordu:

“Hayret! Hayret-i uzmâ! Bu ne sakat düşüncedir, bu nasıl zihniyettir; görülüyor ki, fikirlerim ve duygularım, beni milletime tanıtma iddiasında bulunanlar tarafından zerre kadar anlaşılmış değildir…”

Gerçekten de Yılmaz Özdil, “sahici, gerçek Mustafa Kemal'i” anlatıyor olduğu iddiasıyla kitabını tanıtıyor; “insan olarak hayat hikayesini yazdım” diyordu. Kitabının başına da Atatürk'ün aşağıdaki sözünü koymuştu.

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”

Oysa kitabı okudukça deli kızın çeyiz bohçasına dönmüş bir içerikle karşılaşıyorsunuz. Kitapta ilerledikçe yanlışlar, abartılar, eksikler, saptırmalar, haksızlıklar, yersizlikler, küçültücü anlatımlar, fotoğraflar belirmeye başlıyor. Bir de dayanaksız iddialar, yakıştırmalar var ki bunlara “bilgi” demek bilgiyi aşağılamak olur. Kitap deli kızın çeyiz bohçasından saatli bombaya ya da zehir çanağına dönüşmeye başlıyor. Bittiğinde kitabın bıraktığı izlenim, yazarının Atatürk'ün fikirlerini anlamaktan, duygularını hissetmekten çok çok uzakta olduğu. Dolayısıyla “Mustafa Kemal”in fikirlerini ve duygularını aktarması, yani O'nu anlatması zaten beklenemez.

Değerlendirme yazmadan önce Yılmaz Özdil'in, kitabını tanıttığı Uğur Dündar'ın Halk TV'deki 12 Ekim 2018 tarihli Halk Arenası programını izledim. Program bittiğinde yine Atatürk'ün sesi kulaklarımda:

Şaşarım şu zavallıların akl-ı perişanına! Bu perişan akıllarıyla beni milletime tanıtacaklarmış!”

Program süresince havada uçuşan iddialar çok büyüktü gerçekten. Kitap kuşaktan kuşağa miras olarak geçecek bir başyapıt, “Mustafa Kemal'in doğru öğrenilmesini” sağlayacak bir referans, kaynak kitap olarak tanıtılıyor ve  “Her yurtsever ailenin kütüphanesine, okuma yazmayı söken her öğrencimizin çantasına, umudumuz olarak dünyaya gelen her bebeğimizin kundağına Mustafa Kemal’in kitabını bırakacağız. Bunu bir proje olarak hazırladık. Servet harcanıyor. Asıl hedefimiz çocuklar.” deniyordu.

Yılmaz Özdil, daha da ileri giderek “Mustafa Kemal'in adını mücevher taşa yazacağını” bile söyledi. Oysa Türk milleti, Ulu Önderinin adını kalbine mıhlamıştı çoktan… Tarih bile kıskanıyordu  “Mustafa Kemal Atatürk” adını.

Kitabın adında “Atatürk” olmaması eleştirilerine karşı Özdil, “Atatürk” sonuç, “Mustafa Kemal” sebep diye perişan bir açıklama yaptı. Tarihe altın harflerle kazınmış bir ismi bölme hakkını kimden alıyor acaba? Kitabın kapağına koyduğu imzadan “Gazi” ünvanını kaldırıvermiş olması gibi fütursuzca, haddini aşan bir açıklama. Atatürk'ün imzalarını anlattığı bölümde kapaktaki imzanın aslını veriyor, kapakta “Gazi” ünvanını sansürlüyor. Bu nasıl bir hukuksuzluktur, nasıl bir saygısızlıktır! Bir kişinin imza bütünlüğünü bozma hakkını kendinde nasıl bulabilir insan! Üstelik te Atatürk'ün çok değer verdiği, O'na milletinin ve tarihin verdiği “Gazi” ünvanını sansürlemek, hangi sakat düşüncenin ürünüdür?

Arena programı Yılmaz Özdil'in şu sözleriyle son buldu:

“Bu milletin gençlerinin bunu mutlaka tanıması gerekiyor.”

“Mustafa Kemal'i tanıttığı” iddiasındaki BU kişinin, BU haddini aşan cümlesi hakkında yorum yapmaktansa; Atatürk'ün ağzından veya kaleminden çıkacak bir kelime üzerinde bile, hangi koşullarda olursa olsun, ne kadar büyük bir özenle ve hassasiyetle durduğunu hatırlatmak yerinde olur. Atatürk, hastalığının son aşamalarını yaşadığı o en acı günlerinde, Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak'tan vasiyetini kaleme almasını ister. Vasiyet metni önüne geldiğinde, hasta yatağında düzeltmeler yapar. Yaptığı düzeltmelerden biri de, kardeşi ve evlat edindiği çocukları için kullanılan “ölünceye kadar” ibaresinin üzerini çizmek ve yerine “yaşadığı müddetçe” yazmak olur. Atatürk'ün, içinde bulunduğu ölümcül hastalık ortamında bile yaşamı ön plana alan karakterini ve insana olan saygısını en güzel anlatan hatıralardan biri olan bu anekdot, “Mustafa Kemal'i insan olarak tanıtma” iddiasındaki kitapta yer bulamamış. Atatürk'ün her türlü canlıya gösterdiği özeni anlatan, insan yönüyle ilgili böyle anlamlı birçok hatıra kaleme alınmıştır, bunların çoğu kitapta yer almamış. Bunun yerine daha ilk sayfadan “Kundaktayken sakin bir bebekti. Zübeyde'nin sütü az geliyordu.” cümlelerindeki gibi oldukça saçma içerikte, kaynağı belli olmayan söylentiler ve insanın tekrarlamaktan utanacağı birtakım özel ayrıntılar kitaba serpiştirilmiş.

Atatürk'ün Muhterem Annesi Zübeyde Hanım'a, kitap boyunca ön adıyla hitap edilmiş olması, duyarlı tüm okuyucuları rahatsız etmiştir eminim. Kimi efendi insanlar direksiyona geçince canavarlaşır, kimi kaleme sarılınca böyle saygısız olur!

Kitabı değerlendirmeye dönersek;

Araştırmacı yazar Cengiz Özakıncı'nın da uyardığı Atatürk'ün imzasıyla ilgili yanlış bilgi konusunda ayrıntıya girmeyeceğim; çok önemli olan bu husus, kitap hakkında yazılmış olan eleştirilerde(1)  yer almış bulunuyor. Kitaptaki tüm yanlış bilgilere değinmek zaten olanaksız. Ancak değinmeden geçemeyeceğim birkaç konu üzerinde durduktan sonra kitap hakkında genel bir değerlendirme yapacağım.

282. sayfada Atatürk'ün Nutuk'u “TBMM kürsüsünden” okuduğu belirtilmiş. Oysa ki Atatürk Nutuk'u, Cumhuriyet Halk Fırkası'nın 2. Büyük Kongresi'nde milletvekili, bürokrat, gazeteci, parti üyeleri ve birçok kişinin hazır bulunduğu bir ortamda okumuştur. Atatürk'ün bu kadar önem vermiş olduğu bir olayın hangi zeminde gerçekleştiği konusunda bile gösterilen bu özensizlik, kitabın geneline hakim olan bir özellik.

Zsa Zsa Gabor ile ilgili kitaptaki iğrenç iftiraların, Rıza Nur'un hezeyanlarının ürünü alçakça yalanların, “Bozkurt” isimli kitaptaki insafsızca karalamaların, uşak Cemal Granda'nın rezilce anlatımlarının sayfalar tutan bir içerikte kitapta yer alıyor olması hangi amaca hizmet etmektedir? Mustafa Kemal Atatürk, okundukça inciten bu insafsız, kuyruklu, çıngıraklı, rezilce yalanları tekrarlayarak mı “doğru” tanıtılacak çocuklara? Rahmetli Turgut Özakman olsaydı, “İnsaf!” derdi.

203. sayfada Latife Hanım'ın anlatıldığı bölümde; “Erkek egemen toplumun acımasız kuralı devreye girmişti. Bir boşanma yaşanıyorsa, mutlaka kadın suçluydu, erkek suçlu olamazdı! Hele ki bu erkek Mustafa Kemal'se kadının hiç şansı yoktu.” diyerek neredeyse boşanma için Atatürk suçlanacak noktaya varılmış. Taraflı olarak kaleme alınan kitapta, yalan yanlış her türlü dedikoduya yer verilirken, Latife Hanım'ın “topuk vurmalarından” hiç bahsedilmemiş. Latife Hanım korunurken, Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan Hanım, 262-271'inci sayfalar arasında 9 sayfa tutan temelsiz ve abartılı bilgilerle adeta yerin dibine geçirilmiş. Kız kardeşine yapılan saygısızlık, Atatürk'ün hatırasını incitmiştir.

“Mustafa Kemal'i insan olarak tanıtma” iddiasındaki kitapta sayfalar dolusu ilgili ilgisiz kadınların fotoğrafları ve haklarındaki gereksiz magazin bilgileri neden yer alıyor, anlamak mümkün değil!

239. sayfada “Mustafa Kemal'in Hitit merakının odak noktalarından biri, kadındı.” denilmiş. Hititler, Sümerler dahil bölgemiz tarihindeki tüm uygarlıklar konusunda çalışmalar başlatan Atatürk'ün esas hedefinin, Batı emperyalizminin Türklüğe karşı yüzyıllardır sürdürdüğü suikast planına karşı tamamıyla bilimsel temellere dayanan Türk Tarih Tezini geliştirmek olduğunu bilmeyen bir kişi, böyle bir değerlendirme yapabilir. Ancak bu kişi, Mustafa Kemal Atatürk'ü tanıtma iddiasında bulunamaz. 

Kitapta Atatürk'ün geçirdiği hastalıklar öylesine özensiz bir biçimde anlatılıyor ki, insan okurken inciniyor. Örneğin “Trablus'a doğru yola çıkmak için son hazırlıkları yaparken, at tepmesi sonucu yaralandı” bilgisi 49. sayfada yer almışken, 461. sayfada anlamsız bir biçimde tekrarlanıyor. 467. sayfada 27 Mayıs 1927 tarihinde geçirdiği kalp spazmından bahsediliyor ve “sigara yüzünden” denildi ve “bu teşhis ve tavsiye maalesef hiçbir işe yaramadı.” diye ekleniyor. Atatürk'ün o sırada bize yol göstermek üzere yaşadıklarını aktardığı eseri Nutuk'u, neredeyse uyku uyumadan yazmakta olduğunu nerden bilsin Yılmaz Özdil? O sadece sebebi, “Mustafa Kemal”i anlatıyordu doğru! 

Büyük insanlara, meraklı komşu gibi, paparazi gözüyle bakılamaz. Biçim öze uymalı. Bu kural anlatım sanatının temel kuralıdır.

Sayın Feza Tiryaki kitap hakkında yazmış olduğu değerlendirmede(1) Atatürk'ün ameliyat masasına yatırılmış gibi her özelinin deşilmesi üzerinde durmuş ve şu çok yerinde saptamayı yapmış:

“Kime neyse, şu yukardaki sözlere bakın. Sarsıyor, yumruk yediriyor duyana. Atatürk ortada, korunmasız, her yanına dil uzatılıyor. Ölümsüz fikirleri öğretileceğine;

“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

diye söylediği sözdeki gibi, yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “naçiz bedeni”ne saldırılıyor. Çocukların, milyonların, dünyanın önüne atılıyor, öğrenin bunları, öğrenin deniyor.”

Bu konuda Hegel’in bir açıklaması diyor ki: “Hiçbir kahraman, uşağı için 'kahraman' değildir. Kahraman, 'kahraman' olmadığı için değil; uşak, 'uşak' olduğu için. Kahraman, uşağa 'kahraman' olarak değil, yiyen, içen, giyinen, kısacası ona kendi özeline özgü arzuları, düşünceleri ve gereksinimleri olan bir birey olarak görünür.”

Bütün biyografi yazarları için bir başucu sözü.

Hegel “Kahramanlara uşağının gözüyle bakmayın, anahtar deliğinden değil, cepheden bakın, bakışlarınızı kahramanın başına kaldırın’’ diyor!
Ayrıca takt diye birşey vardır ki Türkçeye denlilik, incelik diye çevrilebilir. Kabalık yaygınlaştıkça yaygınlaşıyor. Oysa bilginin üslubu nazik, sesi sakindir. İncelikten, denlilikten yoksun üslup okuyucuyu incitiyor ve asıl hedef kitlenin çocuklar olduğunu düşününce ürpertiyor.

Kitabın bende bıraktığı genel izlenimi Rahmetli Turgut Özakman'ın, Can Dündar'ın “Mustafa” filmi için yapmış olduğu değerlendirmeden alıntılarla özetleyeceğim.

Kitap genel yaklaşımı, yanlışları ve eksikleri ile beni düşündürdü. Artarak, şaşırtarak, üzerek, ürküterek düşündürmeyi sürdürüyor.

Kitabın anlatım sanatı bakımından çok ciddi bir eksikliği var: Kitapta tema (anafikir) yok. Tema bütün esere yön verir, konuyu çerçeveler, anlatımı toparlar, disiplin altına alır. “Mustafa Kemal” adlı kitapta genel bir tema yok, denilebilir ki her aşamada değişen temalar, motifler var. Omurgasızlığın, dağınıklığın, eksikliklerin, iç çelişkilerin yer aldığı bir kitap çıkmış ortaya.

“Mustafa Kemal”in yaşam hikayesi gibi bir konu, yaratıcılarından hem bir tarihçi vicdanı ve bilinci, hem bir sanatçı saygısı ve duyarlığı, hem de yeminli bir tanığın dürüstlüğünü ister. Kitapta bu özelliklere rastlanmıyor. Tarih ile oyun olmaz, insanın elinde patlar.

Bilmeyen, anlamayan, dersine çalışmayan Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşamına elini sürmesin! Bu kimseler galiba insan kavramını zaaflar karşılığı kullanıyorlar. “Mustafa Kemal şöyle içki, böyle sigara içerdi” vb. deyince bu, insan Mustafa Kemal'i anlatmak mı oluyor? Atatürk’ün gizli saklı bir hayatı yok. Her şeyi bilinir. Birçok kitapta anlatılıyor. Bilmeyen bilgisizliğinden bilmiyor. Ne var ki bir çalışma çocuklara da yönelik bir çalışma ise özenli, dikkatli bir dil kullanılması ya da bunların ihmal edilmesi bir uygarlık gereğidir. Ayrıca, insan zaaflardan, alışkanlıklardan ibaret değildir. Sağlıklı bir kişilikte zaaflar küçücük bir yer tutar. İnsanı insan yapan başka özellikler, nitelikler, değerler var. Bir karakteri zaaflar değil, bunlar çizer.

Mustafa Kemal kitabının çoğu satırlarında, Türk milletinin tarihi boyunca en çok saygı duyduğu, arkasından en çok ağladığı bir kahramanın anısı ve saygınlığı, yaralanıyor, incitiliyor.

Rahmetli Atatürk’ü kıyısından köşesinden, sofrasından yatağından didiklemeye yeltenmek, insanca yaklaşmak, insanca anlatmak değildir. Bu palavraya, ucuzluğa, basitliğe bir son verelim.

Türkiye’de Atatürk hakkında insafsız, kuyruklu, çıngıraklı, rezilce yalanlar söylenip yazılırken Mustafa Kemal Atatürk yanlış ve eksik anlatılamaz. Yanlış anlatım yalancıların, sahte tarihçilerin, kara çalıcıların ekmeğine yağ-bal sürmek olur.

Dicle Eroğul

(1) http://www.ilk-kursun.com/haber/370124/hem-gizli-hem-acik/




Editör: Ender Erdemil




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM-KÜLTÜR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Medipol Başakşehir 25 17 2 6 40 12 57 +28
2 Galatasaray 25 14 4 7 52 25 49 +27
3 Beşiktaş 25 12 5 8 50 34 44 +16
4 Trabzonspor 25 11 7 7 44 36 40 +8
5 Atiker Konyaspor 25 8 6 11 32 28 35 +4
6 Yeni Malatyaspor 25 9 9 7 34 32 34 +2
7 Sivasspor 25 9 9 7 37 37 34 0
8 Alanyaspor 25 10 11 4 28 30 34 -2
9 Kayserispor 25 8 9 8 23 33 32 -10
10 Antalyaspor 25 9 11 5 26 41 32 -15
11 Çaykur Rizespor 25 7 8 10 35 33 31 +2
12 Kasımpaşa 25 9 12 4 41 46 31 -5
13 MKE Ankaragücü 25 9 12 4 26 38 31 -12
14 Fenerbahçe 25 6 9 10 30 36 28 -6
15 Bursaspor 25 5 7 13 22 28 28 -6
16 Göztepe 25 8 14 3 26 33 27 -7
17 BB Erzurumspor 25 4 11 10 26 34 22 -8
18 Akhisarspor 25 5 14 6 25 41 21 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 Gençlerbirliği 12 9 2 1 22 7 28
2 Ümraniyespor 13 9 3 1 21 10 28
3 Denizlispor 13 8 2 3 24 9 27
4 Altınordu 13 7 2 4 24 9 25
5 Hatayspor 13 6 2 5 20 8 23
6 Balıkesirspor Baltok 12 7 3 2 16 11 23
7 Adana Demirspor 13 6 3 4 21 11 22
8 Osmanlıspor FK 13 7 5 1 16 11 22
9 Gazişehir Gaziantep FK 13 6 4 3 19 10 21
10 Eskişehirspor 13 5 2 6 15 13 21
11 İstanbulspor 12 5 4 3 19 20 18
12 Boluspor 12 4 4 4 15 12 16
13 Altay 12 4 5 3 12 12 15
14 Adanaspor 12 3 4 5 16 14 14
15 Giresunspor 12 4 6 2 15 17 14
16 Afjet Afyonspor 12 3 5 4 15 20 13
17 Elazığspor 12 2 7 3 13 19 9
18 Kardemir Karabükspor 13 0 11 2 6 32 2
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa BBSK 13 10 1 2 33 10 32
2 Fatih Karagümrük 13 10 1 2 27 10 32
3 Tuzlaspor 13 9 3 1 30 8 28
4 Menemen Belediyespor 13 8 1 4 29 15 28
5 Sivas Belediyespor 14 7 3 4 23 17 25
6 Bandırmaspor 13 7 4 2 18 12 23
7 Kahramanmaraşspor 14 6 5 3 15 15 21
8 Etimesgut Belediyespor 13 5 3 5 16 13 20
9 Kırklarelispor 14 5 4 5 17 15 20
10 Şanlıurfaspor 12 5 3 4 15 12 19
11 Pendikspor 13 4 3 6 18 16 18
12 Bak Spor 13 4 3 6 15 17 18
13 Zonguldak Kömürspor 13 4 4 5 11 12 17
14 Tarsus İdman Yurdu 12 4 4 4 19 23 16
15 Fethiyespor 13 2 4 7 9 14 13
16 Konya Anadolu Selçukspor 12 2 4 6 17 25 12
17 Darıca Gençlerbirliği 13 3 7 3 11 22 12
18 Tokatspor 13 3 8 2 11 16 11
Takım O G M B A Y P AV
1 Nazilli Belediyespor 12 8 0 4 24 10 28
2 Nevşehir Belediyespor 12 7 1 4 27 12 25
3 Hekimoğlu Trabzon 12 7 1 4 15 7 25
4 Şile Yıldızspor 12 7 3 2 30 16 23
5 Karaköprü Belediyespor 13 7 4 2 23 14 23
6 Tire 1922 12 5 0 7 16 8 22
7 Ergene Velimeşe 13 6 4 3 18 12 21
8 Artvin Hopaspor 12 4 1 7 11 5 19
9 Silivrispor 13 5 4 4 14 9 19
10 Batman Petrolspor 12 5 4 3 12 14 18
11 Erzin Belediyespor 12 4 3 5 18 13 17
12 Gebzespor 13 4 4 5 14 11 17
13 Erbaaspor 12 4 4 4 16 11 16
14 Kozan Belediyespor 12 3 2 7 12 11 16
15 Yomraspor 12 3 2 7 12 11 16
16 Büyükçekmece Tepecikspor 12 4 6 2 12 15 14
17 Körfez Spor Kulübü 12 1 8 3 8 26 6
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 15/03/2019 Fenerbahçe vs Sivasspor
 16/03/2019 Atiker Konyaspor vs Çaykur Rizespor
 16/03/2019 Akhisarspor vs Kasımpaşa
 16/03/2019 BB Erzurumspor vs Trabzonspor
 16/03/2019 Antalyaspor vs Alanyaspor
 16/03/2019 Beşiktaş vs Göztepe
 17/03/2019 Yeni Malatyaspor vs MKE Ankaragücü
 17/03/2019 Kayserispor vs Medipol Başakşehir
 17/03/2019 Bursaspor vs Galatasaray
 15/03/2019 Fenerbahçe - Sivasspor Fenerbahçe ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Fenerbahçe yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/03/2019 Elazığspor vs Adana Demirspor
 16/03/2019 Ümraniyespor vs Gazişehir Gaziantep FK
 16/03/2019 Giresunspor vs İstanbulspor
 16/03/2019 Osmanlıspor FK vs Hatayspor
 17/03/2019 Afjet Afyonspor vs Denizlispor
 17/03/2019 Altay vs Kardemir Karabükspor
 17/03/2019 Adanaspor vs Gençlerbirliği
 17/03/2019 Boluspor vs Balıkesirspor Baltok
 03/04/2019 Adana Demirspor vs Ümraniyespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/03/2019 Fatih Karagümrük vs Manisa BBSK
 17/03/2019 Şanlıurfaspor vs Bandırmaspor
 17/03/2019 Anadolu Selçukspor vs Pendikspor
 17/03/2019 Darıca Gençlerbirliği vs Etimesgut Belediyespor
 17/03/2019 Fethiyespor vs Sivas Belediyespor
 17/03/2019 Menemen Belediyespor vs Kırklarelispor
 17/03/2019 Tarsus İdman Yurdu vs Kahramanmaraşspor
 17/03/2019 Tokatspor vs Bak Spor
 17/03/2019 Tuzlaspor vs Zonguldak Kömürspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 16/03/2019 Büyükçekmece Tepecikspor vs Batman Petrolspor
 16/03/2019 Tire 1922 vs Silivrispor
 17/03/2019 Artvin Hopaspor vs Ergene Velimeşe
 17/03/2019 Erzin Belediyespor vs Hekimoğlu Trabzon
 17/03/2019 Kozan Belediyespor vs Gebzespor
 17/03/2019 Körfez Spor Kulübü vs Şile Yıldızspor
 17/03/2019 Nazilli Belediyespor vs Erbaaspor
 17/03/2019 Nevşehir Belediyespor vs Karaköprü Belediyespor
 16/03/2019 Tire 1922 - Silivrispor Silivrispor ligdeki son 13 maçında hiç kazanamadı  Tire 1922 yenilmez
resmi ilanlar

Web sitemize nasıl ulaştınız?


GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI