X 20
Bugun...



Şiddet nedeniyle hastalar doktor bulamayacak

TTB: “Bilimsel çağdaş ve toplumcu bir sağlık anlayışı basamaklandırmaya ihtiyaç duyar. Koruyucu sağlık hizmeti esas alınmalı toplumun hastalanmaması için çaba gösterilmelidir. Bu, çökertilmiş durumda.”

facebook-paylas
Tarih: 13-10-2018 16:25

Şiddet nedeniyle hastalar doktor bulamayacak

Tıp doktorlarına şiddet her geçen gün artıyor. Kısa süre önce bir tıp doktoru hastası tarafında planlı bir cinayete kurban gitti. Türk Tabipleri Birliği, sağlık çalışanlara yönelen şiddeti sağlık politikalarının çarpıklığına bağlıyor. Sputnik’in haberine göre Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz, “2012 yılında Nisan ayında vahşi bir cinayete kurban giden bir meslektaşımız, 18 yaşından gün almamış bir hasta yakını tarafından öldürüldü. O günden beri sağlıkta şiddete yönelik bir çalışma talep ettik. Yasal önlemler alınmasını istedik. Kimse kabul etmedi.” dedi.

Dr Bülent Nazım Yılmaz, sağlık sistemimizle ilgili şunları söyledi: Bizim en temel vurgumuz Türkiye'de sağlık sistemi dönüşüm programı kapsamında bilimsel akılcı ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak bir sistemle yönetildiğimiz. Bilimsel çağdaş ve toplumcu bir sağlık anlayışı basamaklandırmaya ihtiyaç duyar. Koruyucu sağlık hizmeti esas alınmalı toplumun hastalanmaması için çaba gösterilmelidir. Bu, çökertilmiş durumda. Sadece reçete yazılan bir sisteme dönüştürülmüş durumda. O yüzden hastaneler kalabalık acil servisler ana baba günü. (…)Bu sağlık sistemi bir kaosa neden oluyor. Bu sağlık sistemi tamamen tüketime endeksli.”

Öte yandan Medmagazin’de yer alan haber, sağlık alanında başka bir tehlikeyi gösteriyor: Can kaygısı taşıyan tıp doktorları istifa edip hastalara bakmaktan vaz geçecek.

Haberde verilen bilgilere göre pratisyen hekim Gökhan Arkan'ın Ardahan Devlet Hastanesinde, ilk iş gününde öldürülmekle tehdit edilince istifa edip memleketine döndü.

Dr. Gökhan Arkan başına geleni söyle anlattı:

“4 Ekim Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Pratisyen Hekim olarak ilk iş günümdü. Çok mutlu çok heyecanlıydım. Sonunda uğruna olabilmek için nice emekler verdiğim kişiydim, doktordum. Memleketin en uzak köşesinde acil serviste insanımıza dokunacak, belki de hayatlar kurtaracaktım. Bu nedenle 30’da 30 acil tıp uzmanlığı yazmıştım. Sonuçların açıklanmasını bekliyordum.

İlk hastamdan sonra Hastanede tomografinin önünde  yardım isteyen bir gruba rastladım, koştuk arkadaşımla beraber. Bilmediğim bir çocuk hasta, kan kustu dediler. Etrafta kan lekeleri vardı. Nabızlar iyi. Bilinç durumunun iyi olmadığına anlık olarak karar verdim boyunluğu olduğu için travma hastası olarak değerlendirip kırmızı alana götürelim diye personelimize talimat verdim. O sırada neden olduğuna anlam veremediğim bir şekilde “seni öldüreceğiz” diyerek agresif davranışlara girişildi. Orada tahminen sekiz kişilerdi. Çocuğu tanımıyorum.  Doktoru değilim, değerlendireceğiz acil kırmızı alanda, izin verin çocuğu çıkartalım dedim. Tamam ama sen öleceksin dediler.

Çocuğu kapalıya çektikten sonra çok daha kalabalık oldular güvenliklere saldırdılar biz çocuğa müdahale etmeye çalışırken. ( daha doğrusu uzmanlar geldiler. ) Orada saldırılar bitmedi ve polise haber verildi. Polis ekipleri gelmeden güvenlik arkadaşlarımızdan birinin de burnu kırılmış. Hala içeri girip beni ve bir uzmanı işaret ederek öldüreceklerini söylediler. Bu olaylar hayli uzun surdu. Öfkeleri dinmedi. Öfkenin nedeni Tomografide içerideki hastanın çekimi varken onu çıkartıp kendi hastaları içeri alınmadığı içinmiş. Hatta kendi çocuklarının tomografi çekimini saldırarak yarıda kestirmişler. Başhekimimiz konuştu, başhekim yardımcılarımız konuştu yine de saldırganlardı.  Ölüm tehditlerinden geri adım atmıyorlardı. Ben 155 aracılığıyla polis aracına binerek öğretmenevine oradan da havalimanına geçtim. İstifamı bir arkadaşıma teslim ettim, Evime, memleketime döndüm. 1300 km’yi bunun için gelmişim. En çok da umudumu heyecanımı kırdıkları için üzgünüm. "




Editör: Ender Erdemil




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

YUKARI YUKARI