X 20
Bugun...



YARALI KEKLİK SONSUZLUĞA UÇTU

Anlattıklarının çok azını yazdık. Tüm bunların bir açıklaması olmalıydı. Yaralı Keklik anlattı “2008 yılında Bozyazı Tekmen beldesinde bazı işadamları hazine arazisi üzerinde 24 bin metre kare sera kuruyor. Hazine bunları mahkemeye veriyor. Mahkemenin belirlediği bilirkişi...

facebook-paylas
Güncelleme: 29-10-2018 05:35:15 Tarih: 29-10-2018 05:17

YARALI KEKLİK SONSUZLUĞA UÇTU

Sırtında evrak dolu bir çuvalla dolaşırdı. Mahkeme kararları, savcılık çağrıları, hastane raporları, adına kesilen ceza makbuzları, tutanaklar, yalancı şahit ifadeleri, haberlerinin çıktığı gazete kupürleri ve devletin her kademesine yazdığı dilekçelerle dolu bir çuval. Defalarca haberini yapmıştık.  Asıl adı Mustafa Uysal… Mersin’in Bozyazı ilçesinin Dere köyünde yaşıyordu. İşte o Yaralı Keklik dün sabah yıllardır onunla aynı çileleri çeken eşini, kendisi gibi ahlaklı yetiştirdiği 3 evladını, eşeğini, köpeğini, koyunlarını, kara sabanla sürdüğü tarlasını, 5 km. öteden eşeğiyle su taşıdığı çeşmesini, sırtını dayayıp sigarasını tüttürdüğü çam ağaçlarını bu dünyada bırakarak uçtu gitti.

Başına neler gelmişti?

2010’lu yıllara kadar köyünde normal bir çiftçi gibi hayatını sürdürüyordu ki, aşağıda bir kısmını özetlediğimiz olaylar karabasan gibi üzerine çökmeye başladı:

İlçe tahkim kurulu onu 5 yıl süreyle çiftçi destekleme fonundan men etti.  Kararı yargıya taşıdı, Yerel mahkeme ve Danıştay onu haklı buldu ama ödemeleri bir türlü yapılmadı. Hayvancılık desteği almak istedi, gelen yetkililer 80 koyununu küpeleyerek tespit etti. Bir kaç gün sonra gelen yazıda ise koyun sayısı 80 değil 156 olarak yazılı idi. Sebep ne olabilir? Sağlık hizmetini oğlu üzerinden alıyordu. Ama 150’nin üzerinde hayvanı olanlar sağlık hizmetini kendisi karşılamak zorunda idi. Kendisi ilçede olduğu bir gün de yetkililer aşılama yapmak için gelmiş ama sadece 12 koyunu aşılayıp gitmişti. Bir süre sonra gelen bir yazıyla, hayvanlarını aşılatmadığı için 6500 TL. ceza kesildiğini ve kiraladığı bazı tarlalara ipotek konulduğunu öğrendi.

Alanya’da aynı isimdeki bir kişiye kesilen trafik cezası için de mahkemeye çıkmak zorunda kaldı. “Hâkim Bey, benim ehliyetim yok, bisiklet bile kullanamam. Ayrıca hayatımda hiç Alanya’ya gitmedim” deyince beraat etti. Olsun, günlerce mahkeme yollarında gidip geldi ya… Bir keresinde de Jandarmaya ihbar gelir, bölgede 28 ağaç kesilmiş. Elbet onu da yaralı keklik kesmiştir. Önce savcılık, sonra mahkeme.  İki tanede yalancı şahit bulunmuş. Allahtan o günlerde bacağı sakatlanmıştır. “Hâkim bey ben bu sakat bacağımla nasıl ağaç kesebilirim” deyince beraat eder, ayrıca yalancı şahitler de cezasını bulur. Arkasından bir celp daha gelir. Bu seferki suç ise “Köy tüzel kişiliğine ait taşınmaza tecavüz” dür. “Taşınmaz” dedikleri, evine 200 m. uzaklıktaki bir çeşmedir. Peki neden hasar görmüş ve suyu kurumuştur? Yaralı Kekliğin dediğine göre, orada birkaç gün dozerle geceleri kazı yapılmış. Antik bir kazı olduğunu düşünerek yanlarına gittiğinde onu uzaklaştırmışlar. O kazıdan sonra da çeşme kurumuş tüm köylüler mağdur olmuş. Çıkarıldığı mahkeme akıl sağlığının yerinde olup olmadığını tespit için hastaneye sevk eder. Sağlam raporu alır. Ama mahkeme her nedense bir yıl sonra tekrar hastaneye sevk eder. Aynı hastane bu kez, aklı dengesi yerinde olmayabilir yargısına varır. Bu dava hala sürüyor.

Başına gelenlerin nedeni neydi?

Anlattıklarının çok azını yazdık. Tüm bunların bir açıklaması olmalıydı. Yaralı Keklik anlattı “2008 yılında Bozyazı Tekmen beldesinde bazı işadamları hazine arazisi üzerinde 24 bin metre kare sera kuruyor. Hazine bunları mahkemeye veriyor. Mahkemenin belirlediği bilirkişi, tüm vaatleri ve tehditleri reddederek “sözü geçen yerin tamamen orman alanı olduğu, 2B kapsamına girmeyeceği” doğrultusunda rapor hazırlıyor. İyi de bu konunun kendisiyle ne ilişkisi vardı? Buğulanan gözleriyle cevapladı “O bilirkişi benim oğlumdu”

En son bir hafta önce aramıştı. Bu sefer ki derdi ise, tüm köylülerin evine su bağlanmış ama onun evine bağlanmamıştı”.  Nedenini sorunca  “Senin evin biraz yüksekte, parasını ödersen bağlarız”  demişler.

Rahat uyu yaralı keklik,  çünkü artık hiç kimse seninle uğraşamayacak…

Yusuf Çelik




Editör: Ender Erdemil




İLİŞKİLİ HABERLER

Etiketler : Yaralı Keklik

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI