Bugun...


KONUK YAZAR

facebook-paylas
Beni gülümseten küçük şeyler
Tarih: 28-07-2018 15:49:00 Güncelleme: 28-07-2018 15:49:00


İstanbul otogarından Bursa'ya gitmek için zar zor yer bulduğum ve dolu denilen 13.15 otobüsüne güya erkenden bindim. Yarısı doluydu. Bana hol kısmında, tam ortada kalan en sondaki dörtlü koltuğun birini vermek için yalan söylediler diye düşündüm. Ben beklerken saat oldu mu 13.34... "Otobüsü zamanında kaldırmadılar, bunu hemen şikayet et!" dedi içimdeki ses. Böyle düşünüp kendime gaz verirken telefonum çaldı. Bilmediğim bir numara beni arıyor. Normalde açmam.

Hadi açayım bakayım, kim bu densiz  dedim. Bir adam :

"Aloo olooo, Maral Filiz mi?" diye bağırıyor.

"Evet benim" dedim.

"Yolculuk nereye?" dedi.

"Bursa" dedim.

"Nerdesin şu an? dedi.

Bak sen dedim sapığa, hem ismimi biliyor, hem yerimi öğrenmeye çalışıyor. "Ne yapacaksınız ki?" dedim.

"Alooo Meral hanım neredesiniz?" diye yırtınıyor adam.

"Yahu nerede olacam Allah Allah! Terminaldeyim işte" dedim.

"Neresinde?" diyor hala.

"Ebeninkinde!" diyecem, susuyorum. "Otobüsün içinde tabi ki" dedim. "Hanfendi in, in! Yanlış otobüse binmişsin" dedi.

Ben telefonu kapatırken de yanındakine söylüyor, duydum:

"Kesin bu önde duran Bilecik otobüsüne bindi" diyor.

İndim.. Üç adam, bir de diğer otobüsün kaptanı bana bakıyorlar. Gülümsedim..

"Merhaba, ehe he, ben yanlış binmişim" dedim ezile büzüle.

"Olsun" dediler suratları asık.

Diğer otobüse bir bindim, amanin herkes söyleniyor.

"On beş dakikadır bekliyoruz, neden kalkmıyor?" filan.

Kaptan diyor:

 "Kayıp yolcu bulundu."

Arkada bebeğini elinde tutan kadın sıcaktan bunalmış:

"Yaaaa gelmiyorsa basın gidin, on beş dakikadır anons yapılıyor, açsaymış gözünü" diyor sinirli sinirli.

Beni görmedi tabi. Yavaşca bindim otobüse çünkü. Sanki beklenen ben değilmişim edasında 34 numaralı koltuğa doğru gidiyorum. Herkes tepki gösterince o eziklik ile koltuğu da dolu gördüm. Oturamadan tekrar öne gittim. Haklı bir tavırla:

"Ama benim yerim dolu! Biletim de var yani 34 numaralı koltuk için" dedim. Azıcık omuzlarım yükseldi o esnada. Haklıyım ya, onları gömecem güya. Host bileti alıp baktı:

"Hanfendi sizin yeriniz boş, ben görüyorum buradan. Zaten 34 değil 36 sizin" demez mi?

Bilete baktım, adam doğru söylüyor la! Yine ezilen ve kısılan ses tonumla:

 "Pardon"

deyip, Hülya Koçyiğit gibi yan yan, bir omuzum önde koşarak, arkaya hostun eliyle işaret ettiği koltuğa gittim ve boş koltuğa yerleştim. Tam o esnada host anons yaptı:

"Bilmem ne kanunları gereği emniyet kemeri takılması zorunludur. Ceza almamak için lütfen takınız" filan diyor. Herkes takıyor ben takamıyorum çünkü kemer yok! Bir de bana en arka orta koltuk! Direk hole bakan! Önümde koltuk yok, hol var! Müzik, tv herkese var bana yok!

"Şimdi yaktım çıranızı!" dedim içimden. Bu kez gömecem ama önce emin olmalıyım hani. Sol yanımdaki hanıma: "Sizin kemer var mı?" dedim.

Kulaklığını çıkardı, yüzüme baktı, sonra aradı taradı:

"Yok" dedi.

Zaten çok umurunda da değil kemer filan. Ben baktım, bende de yok. Hem hole bakan bir koltuk ver, hem tv yok, hem çay koymaya sehpa yok, hem de kemer yok! Kaza olsa en öne ben uçacam, olur şey değil!

Host geldi, dedim:

 "Beyefendi, benim kemerim niye yok?" Adam, "Çattık haa!" der gibi baktı baktı ve "Hanfendi, o koltuk 41, sizinki 36 demiştim. Bakın burada" demez mi!

Eh yani, ben kendimi gömdüm artık... Ön koltuğa geçtim ve sessizce oturdum. Koltuğa çantasını koyan ve beni baştan yanıltan kadına da hiç değilse ters ters bakabildim.

Bugün bu kadar çok şey başıma geldi. Herkesi gömecem derken kendim battım gömüldüm. Sessiz sedasız, ezik büyük, kuyruğum apış aramda, gidiyorum şimdi Bursa'ya uzun ince bir yolda...

Meral FİLİZ





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI