X 20
Bugun...



Akaryakıtta taban fiyat uygulamasına geçilmeli

MTSO 10 No’lu Akaryakıt, LPG, Madeni Yağ ve Enerji Meslek Komitesi Başkanı Eşref Akdoğan

facebook-paylas
Tarih: 28-07-2018 14:47

Akaryakıtta taban fiyat uygulamasına geçilmeli

MTSO 10 No’lu Akaryakıt, LPG, Madeni Yağ ve Enerji Meslek Komitesi Başkanı Eşref Akdoğan

 Akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren firmalar fiyat farklılıklarının getirdiği haksız rekabetin önüne geçilmesi adına tavan fiyat uygulamasından vazgeçilerek, taban fiyat uygulamasının getirilmesini istiyor.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 10 No’lu Akaryakıt, LPG, Madeni Yağ ve Enerji Meslek Komitesi Başkanı Eşref Akdoğan, komite bünyesindeki sektöre ilişkin değerlendirmeler yaparak sorunları anlatıp çözüm önerilerini paylaştı. Akaryakıt sektöründeki en önemli sorunlar arasında yaşanan maliyet altı fiyat farklarını gösteren Akdoğan, “İlgili meslek komitemiz, akaryakıt ürünlerinin fiyatlarının serbest piyasa koşullarında kendiliğinden oluşması gerektiğini, rekabete sınırlandırma getirilmemesi ve serbest rekabet koşullarının sürekliliğinin sağlanarak haksız rekabetin önlenmesi için maliyetin altındaki tutarlarda gerçekleşen satışlara müdahale edilmesi görüşünde birleşiyor” dedi.

Türkiye’ de, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin edilen petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat ile düzenlendiğini anlatan Akdoğan uygulama ile ilgili şu bilgileri verdi:

Bu Kanun petrole ilişkin piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemelerinin sağlanmasına ve geliştirilmesine yönelik; düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetleme işlemlerini kapsıyor. Bu işlemleri gerçekleştirme yetkisi de ağırlıkla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) verilmiş durumda. EPDK’nın düzenleme ve denetleme faaliyetleri sırasında, 2005-2014 yılları arasında Akaryakıt Piyasası’nda genellikle akaryakıt ürünlerinin rafineri çıkış ve pompa satış fiyatları ülke gündemini meşgul ediyor. 5015 Sayılı Kanun’un 10. Maddesi’nde bahsi geçen “Rafinerici ve dağıtıcı lisansı kapsamında yapılan piyasa faaliyetlerine ilişkin fiyatlar, en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa oluşumu dikkate alınarak, lisans sahipleri tarafından hazırlanan tavan fiyatlar olarak Kuruma bildiriliyor. EPDK 2009 ve 2013 yıllarında olmak üzere iki defa, ikişer aylık sürelerle ‘Tavan Fiyat Uygulaması’ gerçekleştirdi. EPDK çeşitli zamanlarda da, gerek kamuoyuna basın ve yayın kuruluşları aracılığı ile ilan etmek, gerekse Dağıtıcı Lisans Sahiplerine yazılar göndererek akaryakıt fiyatlarının olması gerekenden yüksek seyrettiği gerekçesi ile uyarılarda bulundu. Aynı 10. Maddede tavan fiyat uygulanması için ön şart olan rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte anlaşma veya eylemlerin piyasa düzenini bozucu etkiler oluşturması halinde” fıkrası konusunda ise gerçekleşmiş bir tespit gündeme gelmedi.

Son olarak Kasım 2014’te EPDK Kurul Kararı ile akaryakıt fiyatlarının oluşumuna ve takibine ilişkin yeni bir metodoloji yürürlüğe kondu. İşbu metodoloji, akaryakıt pompa fiyatlarının belirlenmesinde, dört Avrupa ülkesinde (Birleşik Krallık, İtalya, Fransa, Almanya) gerçekleşen marjların (Dağıtıcı Lisansı ve Bayi Lisansı sahiplerinin toplam brüt kar marjı) takip edilmesini esas aldı. Petrol Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliği’nin 5 c maddesi gereği piyasaya arz edilen mal ve hizmetlerin fiyatları serbestçe oluşması öngörülmekle birlikte, mevcut uygulamada fiyatların serbestçe oluşmasının mümkün olamaması bir tarafa, maliyet bazlı fiyat dahi oluşturulamamaktadır. Bu durum halihazırda piyasada faaliyet gösteren 93 dağıtıcı lisansı sahibi ve 12 bin 608 üzeri bayi lisansı sahibini serbestçe rekabet etmesine imkan vermemekte, sektörün ekonomik problemlerini her geçen gün arttırmaktadır. Bu nedenle tavan fiyat uygulamasından vazgeçilerek taban fiyat uygulaması getirilmelidir.”

“Aktarım tek noktadan yapılmalı”

Mersin’de çok sayıda akaryakıt ana dağıtım firması bulunduğunu anlatan Eşref Akdoğan, paralelinde Mersin’in Kazanlı kıyısında çok sayıda petrol tankeri, depolama tesisi, akaryakıt pompalamak amacıyla kullanılan çok sayıda iskele ve depolama tankları bulunduğunu bildirdi. Bu durumun bir taraftan çevresel sorunlara yol açarken diğer taraftan çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Akdoğan, “Bunların yerine tek bir noktada rıhtım-iskele yapılarak bütün tesisler tek noktadan boru hatlarıyla aktarma yaparsa çevre ve güvenlik açısından daha yararlı olacaktır. Ayrıca, planlama yapılırken bu tesislerin uzun vadede kent dışına taşınması gerektiği de dikkate alınmalıdır” dedi.

Ana dağıtım şirketinin çok olmasına paralel Mersin’de istasyon sayısının da nüfus ortalamasının üzerinde olduğuna değinen Akdoğan, “İlimiz Türkiye’de motorlu kara taşıtları sayısına göre yüzde 2,7’lik payla 8’inci sırada ve araçların illere göre yoğunluk sıralamasında yüzde 1,9’luk payla 7’nici sırada yer alıyor. Akaryakıt ve LPG tüketiminde de ilk 7-8 içindedir” dedi. Bir ilin istasyon sayısının var olan araç sayısına göre hesaplanması gerektiğini ancak Mersin’de istasyon sayısının her geçen gün arttığını anlatan Akdoğan, “Yeni istasyon ruhsatı verilirken MTSO’nun görüşü alınabilir. Nasıl yeni bir eczane, noter ya da berber dükkanı açılırken ilgili Oda’dan yazı getirilmesi gerekiyorsa yeni istasyon açılırken de bizim komitemizden görüş alınabilir” diye konuştu.

“Fiyatlar 2 ayda 9 kez değişti”

Sektördeki fiyat değişimlerine de dikkat çeken Akdoğan, brent ham petrol ve dolardaki artışın iç piyasadaki akaryakıt birim fiyatlarına da yansıdığını söyledi. Ekim ayından bu yana motorin fiyatlarının 9 kez değiştiğini ve yüzde 10’a yakın artış olduğunu kaydeden Akdoğan, LPG fiyatlarının da yine Ekim ayından bu yana yüzde 12 arttığını anlattı. Bu durumun özellikle nakliye sektörüne çalışan firmaları olumsuz etkilediğini kaydeden Akdoğan, “Yaptığımız anlaşmalar nedeniyle nakliye sektörüne artışı tam olarak yansıtamıyoruz. Bu da ciddi zararları beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.

 

 

“Tüpler gelişi güzel satılmamalı”

Son olarak mutfak tüpü satışlarına değinen Eşref Akdoğan, bu alanda da denetimsiz satışlar gerçekleştirildiğini bildirdi. Riskli bir sektör olması ve son dönemlerde artan terör olaylarında sıkça kullanılması nedeniyle çok sayıda denetim yapılmasına rağmen önüne geçilemediğini ifade eden Akdoğan, “Bu noktada kaçak tüplerin toplatılması yerine cezaların artırılması daha etkili olacaktır. Hatta cezaların ana dağıtım firmalarına verilmesi etkiyi artıracaktır” değerlendirmesini yaptı.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YUKARI YUKARI