X 20
Bugun...



BİNGÖL’ÜN BİR KÖYÜNDE YAŞANMIŞ ANNE KÖPEK ÖYKÜSÜ

Sabahattin Kurtoğlu

facebook-paylas
Tarih: 28-07-2018 14:49

BİNGÖL’ÜN BİR KÖYÜNDE YAŞANMIŞ ANNE KÖPEK ÖYKÜSÜ

Sabahattin Kurtoğlu

       
BİNGÖL’ÜN BİR KÖYÜNDE YAŞANMIŞ GERÇEK ANNE KÖPEK ÖYKÜSÜ VE GERÇEĞİ

Bugün devamlı bakıp büyüttüğüm, şu an sekiz aylık olan dört köpişi beslemeden dönerken her zaman ki gibi peşime takılıp eve kadar gelmek isteyen bu canları geri kovalıyordum. Çünkü evimin orada büyük köpekler var onlara zarar verebilirler, kendilerinin bulunduğu yer daha emniyetli.

Yine her zaman olduğu gibi peşime takılan köpişleri güvenli oldukları yer doğru gitmeleri için sesimi yükselterek, konuşarak geri püskürtmeye çalışıyordum. Yolun kenarında yeni bir inşaat yapılıyor. İnşaatta çalışan elinde ki kürekle kum karıştıran yaşlı amca bana seslenerek

"Onlar seni seviyorlar ondan peşine takılıyorlar" dedi.

Ben de

"Amca onları ben bebekken tanıyorum, Adamın biri bir kutuya koyup ağaçların olduğu yere bırakıp gitmiş sabahın köründe. Ben ve birkaç kişi onları besleyerek bu hale getirdik. Her zaman peşime takılırlar ama benim evin olduğu yer bunlar için tehlikeli. Kendi bulundukları yer daha güvenli onun için geri postalamaya çalışıyorum"


Amca küreği yere bıraktı elimi öyle dost edasıyla tuttu ve anlatmaya başladı.

"Ben Bingöllüyüm evladım. Kürdüm ve Şafiyim. Biz de köpeklere dokunmak haram derler onun için köpekleri sevmez ve dokunmazdım ama başıma bir olay geldi ne zaman bir köpek görsem anne bir köpek girdi hayatıma hep onu hatırlarım."

"Amca bayağı merak ettim anlat bakalım şu hikayeni detayı ile"

Hala elimi dost edasıyla tutuyor ve sıkıyordu elimi.

"Ben Bingöl’de köyde oturuyordum. Evleneli on yıl olmuştu. Üç çocuğum var onlarda daha ufaktı o zamanlar, her yıl yaylaya çıkardık kışa doğru geri köyümüze dönerdik. Yine yayladayız Köye dönme vakti gelmişti. Yayladaki herkes dönmüş bir tek ben ve ailem kalmıştık hafta içinde de biz döneceğiz köye.

Köpeğim yoktu. Almazdım da. Ne var ki öyle bir olay olduk ki ben köpek dostu oldum. Hiç tanımadığım görmediğim bir hamile köpek bizim avluya geldi hemen orada doğum yaptı. Altı tane yavrusu oldu. Karım çıldırdı "Lanet köpek bula, bula bizim evi mi buldun doğuracak, Abdurrahman hemen bunları at başka bir yere haramdır bunlar çocuklar dokunmasınlar" dedi.

Köpek benim gözlerime bakıyor devamlı yardım ister gibi o an acıdım "Bırak kalsınlar yazık bak yavrularını yeni doğurdu. Gidene kadar yavruları için bir şeyler verir gideriz Biz gidince onlarda giderler" dedim.

İki hafta bu hayvana ekmek kırıntısı, su bazen de süt verdim. Sonra onları orada bırakıp biz köye döndük. Yayla ile köy arası arabayla iki buçuk saat. Oğlum ister inan ister inanma o anne köpek köydeki bizim evi bilmez daha önce de o köpeği köyde sokakta görmemiştim.

Tam bir hafta sonra evin bahçesinde karımla çay içiyorduk. Birden karşımıza ağzında bir tane yavrusuyla bu köpeği gördük. İnan yeminle çay bardağı elimden düştü. Köpek yavrusunu yere bıraktı bana gözlerini dikti öyle bir bakışı vardı ki sanki "Beni ve yavrularımı o dağın başında bıraktınız gittiniz ben bu yavrulara nereden yiyecek bulacağım, hiç sizde vicdan yok mu?" der gibiydi.

Sonra tekrar gitti. Ben hemen yavruyu alıp karıma "Çabuk bu hayvanın altına bez parçaları getir" dedim. Şaşırdım kaldım o köpek iki buçuk saatlik yoldan hiç bilmediği bir köye gelip bizi nasıl buldu.

Akşama doğru yine ağzında bir tane yavrusu ile geldi hemen ilk getirdiği yavruyu gördü onu da bezlerin üzerine bırakıp gitti ama bu sefer bana öyle ben suçlar gibi bakmadı. Bakmadan gitti.

Tam iki gün yavrularını taşıdı durdu benim eve. Ama altı tane doğurmuştu beşinciyi getirdikten sonra geri gitmedi yavrularının yanına yattı. Demek ki bir tanesi ölmüş.

İşte evladım o anne köpek sayesinde ben köpek dostu oldum anne köpek bana büyük bir ders verdi. Yavrular büyüyene kadar ben, karım ve çocuklar bunlara baktık, kucağımıza aldık sevdik etraftan "Ellemeyin haramdır’’ diyen olsa da.

"Sonra ne oldu amca yavrular ne oldu?"

"Daha bitmedi yavrular büyüdü kendi kendilerine başka yerlere gittiler. Anne köpek evi ve beni terk etmedi. Dört yıl bizimle beraber yaylaya çıktı. Arabanın arkasında çocukların yanında çıkarıyordum yaylaya. Ben tarlaya gitsem o da tarlaya gelir beni beklerdi, işim bitince benimle eve dönerdi. Camiye giderdim cami de beni beklerdi. Akşam kahveye giderdim peşime takılır kahvenin köşesinde eve dönmemi beklerdi. En iyi arkadaşım olmuştu"

"Peki, amca daha sonra tekrar doğurmadı mı?"

"Yok, tekrar doğurmadı ama bana en çok koyan o gidişi oldu"

"Niye ne oldu ki?"

"Evladım bir sabah bana öyle baktı ki hiç sorma! Zaten yaşlanmıştı. Gözümün içine öyle dostça, öyle sevgiyle baktı ki hiç unutamam o anı. Sonra kuyruk salladı hızla çekip gitti. Peşinden koştum ben yakalamak için ama yakalayamadım köy dışına doğru kaçtı gitti. Sanıyorum öleceğini anladı. Öldüğünde benim üzülmememi istemedi tek başına ölmek istedi.

Şimdi nerede bir köpek görsem o anne köpek aklıma gelir ve köpekleri sever okşarım bizim mezhebimize göre köpek ellemek haram da deseler"

Amca ağlar ben ağlarım, amcanın eli hala dostça elimde.

Sabahattin KURTOĞLU







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAHİPSİZ HAYVANLAR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI