Bugun...


Garantilerden vazgeçilmesi Kıbrıs'ın teslim edilmesidir
Tarih: 19-09-2018 05:03:22 Güncelleme: 19-09-2018 05:03:22 + -


Türkiye'nin Londra ve Zürih antlaşmalarından kaynaklanan güvenlik ve garanti hakları müzakere edilemez. Kıbrıs meselesinin özünde bu yatıyor. Türkiye, 1974 yılında Londra ve Zürih antlaşmalarındaki garanti unsuruna dayanarak müdahalede bulunmuştur

facebook-paylas
Tarih: 19-09-2018 05:03

Garantilerden vazgeçilmesi Kıbrıs'ın teslim edilmesidir

Yıllardır sürdürülen Kıbrıs Müzakerekeleri, başarısız sonuçlanıyor. Batılılar her başarısızlıktan sonra inatla müzakerelerin sürmesini sağlıyor. Amaç açık. Kıbrıs’ta Yunanistan’ın istediği düzeni kurup, Kıbrıs Türkü’nü önce azınlığa düşürüp, sonra da yok etmek.

Onur Öymen, sosyal medya sayfasındaki yazısında Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias’n bir konuşmasından yola çıkarak, Kıbrıs konusunda olası bir tehlikeden söz ediyor.

Onur Öymen sosyal medya sayfasında şunları yazmış:

Basında yer alan bilgilere göre Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias yaptığı bir konuşmada "Kıbrıs’ta müzakere masasında artık güvenlik ve garantiler konusu var. Bunu, BM Genel Sekreter'i de İsviçre'deki müzakerelerde kabul etti. Dolayısıyla daha öncekine nazaran çok daha iyi pozisyondan başlayacağız" demiş. Geçen yıl İsviçre’nin Crans Montana şehrinde yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra, BM Genel Sekreteri Gutierrez, hazırladığı raporda, garantiler sisteminin sürdürülemez olduğu görüşünü dile getirmişti. Türkiye ise daima garantiler konusunun müzakereye açık olmadığını vurgulamıştı. Buna karşılık KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın müzakerelerin Gutierrez prensipleri üzerinden sürdürülebileceği yolunda bir açıklama yapması Türk tarafının garantiler konusunu görüşmeye hazır olduğu izlenimi yaratmış ve bu Türkiye’de tepkiyle karşılanmıştı.

Nicos Kocias’ın bu defa yaptığı açıklama sanki iki taraf arasında garantilerin görüşülebileceği konusunda bir ön mutabakata varıldığı izlenimi vermektedir.

Bu konuda Yeniçağ gazetesine verdiğim demeçte özetle şunları söyledim:

“Türkiye'nin Londra ve Zürih antlaşmalarından kaynaklanan güvenlik ve garanti hakları müzakere edilemez. Kıbrıs meselesinin özünde bu yatıyor. Türkiye, 1974 yılında Londra ve Zürih antlaşmalarındaki garanti unsuruna dayanarak müdahalede bulunmuştur. Garantilerden vazgeçmek demek Kıbrıs'ı Girit gibi teslim etmek demektir. Toprak, garantiler ve oradaki askerlerimizin varlığı, bizim kırmızı çizgilerimizdir. Aksi takdirde Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlayamayız. Umut ediyorum ki Türkiye bunu kabul etmeyecektir. KKTC Başkanlığının böyle eğilimleri olduğu yolunda basında haberler çıkıyor. Ancak Türkiye'nin böyle bir çizgiyi kabul etmesi son derece sakıncalıdır. Garantilerden vazgeçilmesi Kıbrıs'ın tamamen teslim edilmesi anlamına gelir. Bu Rumların ve Yunanistan'ın talebiydi ve BM Genel Sekterinin raporunda da garantilerin müzakere edilebileceği yönünde görüşler vardı ve biz ona çok tepki göstermiştik.

“ Bu yaklaşım kabul edilirse Kıbrıs'tan asker çekilmesi de gündeme gelebilecektir. O zaman da geriye gerçekten fazla bir şey kalmayacaktır. Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan yüzbinlerce soydaşımıza karşı tarihi bir sorumluluğu vardır. Kıbrıs harekatını yapan Bülent Ecevit'e, ayrıca Rauf Denktaş'a karşı da manevi sorumluluğumuz var. En kötü durumlarında bile devletler bazı temel çıkarlarından fedakarlıkta bulunamazlar. Yunanistan Dışişleri Bakanının sözlerini sanki Türkiye garantiler meselesini müzakere etmeyi kabul etmiş gibi değerlendirmek yanlış olur. Bu olacak şey değildir. Türkiye'nin bunu kabul ettiğine ilişkin bir işaret henüz yoktur. Umarım ki hiç olmaz. Türkiye'nin böyle bir vahim hatayı yapabileceğine ben ihtimal vermek istemiyorum."




Editör: Ender Erdemil



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI